30 Kasım 2012

kurgudaki akis



DERİDA'NIN MASALI

    "Küçük bir çocuk, bir periden bütün isteklerini yerine getirmesini ister. Peri tek bir koşul karşılığında bunu yapabileceğini söyler. Çocuk tilkinin kuyruğundaki kızıllığı asla aklına getirmeyecektir. 'Bundan kolay ne var!' diye karşılık verir çocuk, büyük bir rahatlık içinde. Tilkilerden ve onların kuyruğundaki kızıllıktan kime ne! Bütün hayatının mutlu geçeceğinden emin olarak perinin yanından ayrılır çocuk. Peki ya sonra? Hemen aklından çıkarabileceğini sandığı görüntüden, tilkinin kızıl kuyruğundan bir türlü kurtulamaz. Düşüncelerinde düşlerinde her yerde bu kızıl kuyruk karşısına dikilir durur. Ne kadar gayret ederse etsin bir türlü ondan kurtulamaz. Bu saçma anlamsız ve bir o kadar da inatçı görüntü olmadan, tek bir an bile geçmez olur artık. Kurtulmak için gayret gösterdikçe aklına takılıp kalır bu kuyruk. Perinin vaatlarinden mahrum kaldığı gibi yaşama sevincini de yitirir zavallı çocuk. Kimbilir belki de ölürken bile yakasını bu kızıl kuyruktan kurtaramamıştır."
    
     Hayatta iki tür insan var: İlk grup, periye gitmeye hacet kalmadan dilediği gerçekleşenler. Diğer grup olmayan dilekleri artık gerçekleşsin diye  perinin huzuruna varıp kızıl kuyrukla cezalandırılanlar. Kızıl kuyruk marazi bekleme halinin sembolü. Sembolden kurtulmanın yolu sembolün gösterdiğini, etrafında edilgenleşecek uydulaşacak kadar yaşamının merkezine koymamak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder